Ya matematiği sev ya da üniversiteyi unut!
1999’dan bu yana üniversiteye giriş sistemi birkaç defa değişti. Hepsinde imam hatipler ve diğer meslek liselerinin mağduriyeti dillendirildi. Ancak perde arkasında asıl darbeyi sözel öğrencileri yedi. Tek suçlarıysa matematik becerilerinin yetersizliği.
YÖK ile Danıştay arasındaki katsayı çekişmesi sebebiyle iptali dahi dillendirilen bu yılki üniversite giriş sınavı süreci geçen hafta başladı. Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) isimli iki aşamalı maratonun ilk etap başvuru tarihleri 18 Ocak ila 12 Şubat arasında. Aday formları ortaöğretim kurumları ile ÖSYM merkezlerinden temin edilecek. İmtihan 11 Nisan’da. YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 diye kodlanan alt sıralama türlerinin birinden 180 ve üzeri puan alanlar LYS’ye girme hakkı kazanacak. Müracaatları 5 Mayıs’ta başlayıp 14’ünde bitecek bu imtihansa beş ana başlıkta toplanıyor: Matematik, Yabancı Dil, Sosyal Bilimler, Edebiyat-Coğrafya ve Fen Bilimleri. Fikir sahiplerine göre yeni sistem, 1999 sonrası katsayı temelli mağduriyetleri asgariye indiriyor. Peki, durum hakikaten böyle mi? Ancak sadece bu soru nihai cevaba ulaşmada yeterli değil. 28 Şubatçılar katsayı maşasıyla sadece imam hatipleri ve diğer meslek liselerini mi cezalandırdı? Sayısal, eşit ağırlık ve sözel alanları arasındaki bölüm değişiklikleri ne gibi sıkıntılara yol açtı? Bu gibi sualler de üretilmeli…
(daha fazla…)
