ÖSS’ye başvuruda büyük düşüş var
ÖSYM Başkanı ÖSS’ye bu yıl başvuran lise son sınıf düzeyindeki aday sayısını açıkladı ve ciddi bir azalma olduğunu belirterek, nedeninin araştırılması gerektiğini söyledi
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ÖSS’ye bu yıl başvuran lise son sınıf düzeyindeki aday sayısının, 2007 yılına göre 164 bin 896 azaldığını, bunun ciddi bir azalma olduğunu belirterek, nedeninin araştırılması gerektiğini bildirdi.
Yarımağan, kızının mezun olduğu Gazi Anadolu Lisesinde, öğrencilere 2010 yılında uygulamaya girecek yeni üniversiteye giriş sistemini anlattı. Yarımağan, yıllarca veli olarak geldiği okulda bu kez konferans vermek üzere bulunduğunu söyledi.
Üniversiteye giriş sınavlarının 1950′li yılların sonunda başladığını, ilk dönemlerde üniversitelerin ayrı ayrı sınavlarla öğrenci aldıklarını ancak 1974′den itibaren ÖSYM’nin düzenlediği kaydeden Yarımağan, üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişikliklere değindi.
Bugünkü sistemin, 2006 yılından bu yana uygulandığını, 2010 yılından itibaren de iki aşamalı yeni bir sisteme geçileceğini anımsatan Yarımağan, halen uygulanmakta olan sistemin hem avantajları, hem dezavantajları bulunduğunu kaydetti. Yarımağan, gelecek yıldan itibaren iki aşamalı olarak düzenlenecek sınav sisteminin adayların düzeylerini ölçme ve üniversiteye yerleştirme açısından, bu yıldan farklılıkları olacağını ifade etti.
-”ÖSS’DEN BIKTIK”-
Yeni sistemde ilk aşamanın adına Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ismini verdiklerini söyleyen Yarımağan, espriyle karışık ”Yıllarca hep ÖSS dendi. ÖSS’den bıktık. ÖSS ile ilgili biliyorsunuz video klipler de var. Ben bunları tebessümle karşıladım ama bize söyledikleri yenilir yutulur değildi” diye konuştu.
Sınavın ilk aşamasının nisan ayının ilk haftasında, ikinci aşamasının da haziran ayının ikinci yarısında gerçekleştirileceğini kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada isteyen tüm adayların istedikleri oturuma katılabileceğini anlattı.
Sınavda alanlara göre belirlenecek ders gruplarından belirli sayılarda ve belli bir süre verilerek sorular yöneltileceğini, derslere göre soru sayılarının, bu yıla göre daha fazla olacağını ifade eden Yarımağan, alanlara göre alt puan türleri oluşturulacağını, bunun için üniversitelerden görüş aldıklarını belirtti.
Birkaç yıl sonra sınavda ”açık uçlu” sorular da yöneltilmesinin planlandığını dile getiren Yarımağan, birçok ülkenin test usulü sınavlardan kaçtığını vurguladı.
Küçük yaşlardan itibaren test usulü sorularla karşılaşan öğrencilerin bazı yeteneklerinin gelişemediğine dikkati çeken Yarımağan, ”Türkiye giderek daha çok test sınavları yapıyor. Biz kendi üzerimize düşeni yapıp test sorularının yanında açık uçlu soruların da sorulacağı bir ortama geçmek istiyoruz” dedi.
Açıköğretim ve bazı lisans programlarına sınavsız girilebilmesi gerektiğini ifade eden Yarımağan, Türkiye’de şu anda sadece meslek yüksekokullarına sınavsız girilebildiğine işaret etti.
Bu okullara meslek lisesi mezunlarının kendi alanlarında geçebildiklerini kaydeden Yarımağan, ”Fakat sınavsız geçişin eğitim üzerinde çok olumsuz etkilerinin olduğu görüldü. Yani bir nevi çok eleştirilen sınav, eğitimde başarıyı zorluyor. Öğrencileri çalışmaya, öğrenmeye zorlayan bir mekanizma olarak görev yapıyor. O yüzden ben bir taraftan bazı lisans programlarına sınavsız girilsin derken, zaten sınavsız girilsin denilen bazı programlar sınavlı hale getirilmeye çalışılıyor” diye konuştu.
-ÖSS BAŞVURULARI-
Yarımağan, konuşmasında ÖSS’ye başvuran aday sayısına ilişkin de değerlendirmede bulundu. 2009-ÖSS’ye, 101 bin 224′ü sınavsız geçiş, 1 milyon 349 bin 782’si ÖSS olmak üzere toplam 1 milyon 451 bin 6 adayın başvurduğunu bildiren Yarımağan, ÖSS’ye başvuranlardan 567 bin 903′ün son sınıf düzeyinde olduğunu kaydetti.
ÖSS’ye bu yıl başvuran adaylarda 2007 yılına göre 325 bin, geçen yıla göre de 195 bin azalma yaşandığını ifade eden Yarımağan, son sınıf düzeyinde de başvuran aday sayısının 2007′de 732 bin 799 olduğunu belirtti. Yarımağan, geçen yıl bazıları dışında liselerden mezun verilmediğini anımsatarak, 2007 yılına göre bu yıl lise son sınıflardan başvuran aday sayısında 164 bin 896 azalma olduğuna işaret etti. Yarımağan, ”Bu azalmanın nedenini bilmiyorum. Elimde Milli Eğitim Bakanlığının istatistikleri yok. Son sınıf öğrencileri mi azaldı, yoksa son sınıf öğrencilerinden sınava başvuran mı azaldı, onu araştırmak gerekiyor. Çünkü ciddi bir azalma var. Ben lise son sınıf öğrencilerinin 750-800 bin dolayında olduğunu biliyordum” dedi.
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, 2009-YDS’ye da 32 bin 45 adayın başvurduğunu bildirdi.
-”KÖKLÜ DEĞİŞİKLİK YOK”-
Yarımağan’ın konuşmasının ardından öğrenciler, sistemde sürekli değişiklik yapılmasından yakınarak, sistemin neden aşamalı olarak sonraki yıllarda uygulamaya konulmadığına ilişkin sorular yöneltti.
Bunun üzerine Yarımağan, sınav sistemindeki yeni düzenlemelerin, ”öğrencilerin ne çalışmalarında ne hazırlıklarında bir değişiklik yapmalarını gerektiren değişiklikler olmadığını” vurguladı. Yarımağan, ”2009 yılında sınava girenlere hangi derslerden ne tür sorular soruyorsak, 2010 yılında sınava girenlere de aynı derslerden aynı tür sorular soracağız. Değişen bir şey yok. Sadece soruların sayısı fazla. Analitik Geometri’den 3 yerine 10 soru soracağız diye adaylar on kat fazla mı çalışacaklar? Bence hayır” dedi.
Sistemdeki değişikliklerin ”köklü değişiklikler olmadığını” yineleyen Yarımağan, ”Bu sadece sistemin ölçme, değerlendirme ve yerleştirme açısından daha sağlıklı olmasını sağlayan aşama. Yine aynı derslerden soru soracağız” diye konuştu.
-”SBS’DE STRES DAHA FAZLA”-
Milli Eğitim Bakanlığınca gerçekleştirilen Seviye Belirleme Sınavları’na (SBS) işaret eden Yarımağan, şunları kaydetti:
”SBS’de dört sene sınav yapıyor. Aday dört sene hazırlanacak. Biz sınavların hepsini, 12. sınıfın sonunda sınav yapıyoruz. Bir tanesinin 10. sınıfta, bir tanesinin 11. sınıfta yapılmasını savunanlar var. Ben buna karşıyım. 4 sene sınav yaparsanız bu, adayların bir yıl yaşadığı stresi 4 yıla yaymak olur. SBS için de aynı şeyi söyledim. Diyorlar ki ‘dört sınav yaparsak bir sınavda başarılı olmayan öbüründe olur, telafi eder’. Hayır, telafi edemez. Bugün Gazi Anadolu Lisesine girebilmek için adayın SBS’de dört sınavın dördünde de başarılı olması lazım. Üçünde başarılı olup birinde başarısız olsun, buraya kesinlikle giremez. Dört sınavın dördü de aynı önemde. Biri diğerini telafi etmiyor. Bunun stresi dörde katlanıyor, dershaneye gidiyorsa dershaneye gittiği süre dörde katlanıyor. Her şey dörde katlanıyor.
SBS’yi yapıp, sonuçları öğrencinin eline verip, ona bir geri bildirim sağlasalar, o zaman dört değil sekiz kere yapsınlar. Ama dördünün sonucu toplanıp puan çıkıyor, onunla liseye giriyor. Biz sınavı bir yılın sonunda ve oturumları peş peşe yapıyoruz.”
Yarımağan, ikinci aşama sınavlarının soru sayılarının ve sürelerinin henüz kesinleşmediğini belirtti.
-MEB’İN İSTATİSTİKLERİ-
Bu arada, Milli Eğitim Bakanlığının istatistiklerine göre, Açıköğretim Lisesi dahil lise son sınıflarda 580 bin 432 erkek, 517 bin 530 kadın olmak üzere toplam 1 milyon 97 bin 962 öğrenci bulunuyor. İstatistiklerde, Açıköğretim Lisesi öğrencileri çıkarıldığında, diğer liselerin son sınıflarında toplam 589 bin 920 öğrenci olduğu görünüyor.
(aa)
2009 Öss de Ortaöğretim başarı puanı düşürülecek
2009 ÖSS değişikliğini SABAH’a anlatan Özcan, sınav başarısını yüzde 21 etkileyen ortaöğretim başarı puanını aşağıya çekerek katsayı engelini azaltacaklarını söyledi..
2009 yılı Öğrenci Seçme Sınavı’na girecek yüzbinlerce öğrencinin merakla beklediği değişikliği YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan SABAH’a açıkladı. Üniversite yerleştirme puanında yüzde 21 katkısı olan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) aşağı çekilerek katsayının etkisi azaltılacak. YÖK Genel Kurulu 2009 ve 2010 yılında yapılacak ÖSS değişikliği için perşembe günü karar verecek. Son toplantıda 2010 yılında yapılacak yeni sınav sistemiyle ilgili öneriyi tartışmaya açan YÖK, yarın yapılacak toplantıda da 2009 yılında yapılacak değişikliği belirleyecek. Toplantı öncesi SABAH’a konuşan Özcan 2009 yılı ÖSS’de yapmak istedikleri değişikliği şöyle anlattı:
YÜZDE 5′E İNEBİLİR
“Yüzde 21 katkısı olan ortaöğretim başarı puanını değiştireceğiz. Bunu aşağı çekmek istiyoruz. Çünkü bu puan hesaplanırken çocuğun sınıftaki başarısı, diğer öğrencilerin başarısı, okulun başarısı gibi çocuğun başarısının dışındaki bir çok etken hesaplanıy o r . Onları çıkarmak istiyoruz. Bunu yaparsak çocuğun kendi başarısı ortaya çıkacak. Eğer başarılıysa, alıp puanı istediği yere gidecek.” AOBP’nin ne kadar aşağı çekileceğine YÖK üyeleri karar verecek. Özcan, “Üniversiteye yerleştirmede ortaöğretimin yüzde 21 olan katkısını Kurul’daki duruma göre aşağı çekeceğiz. 10-15 hatta 5 olabilir. Ben 2′ye inmesini isterim, hatta sıfıra, ancak kanun olduğu için kaldıramayız” dedi. AOBP’nin aşağı çekilmesi alanları dışında programları tercih eden öğrenciler için uygulanan düşük katsayı sistemini değiştirmeyecek. AOBP’nin ÖSS’ye yüzde 21 katkısı yüzde 10′a çekildiği takdirde (0.3), (0.8) çarpanları yine kullanılacak, ancak AOBP katkı oranı aşağı çekildiği için etkisi azalacak. Puanlar birbirine yaklaşacak.
MESLEK LİSELİ YAŞADI
Uğur Dershaneleri ÖSS Kooridanatörü Turgay Polat, AOBP’nın aşağı çekilmesinin başarılı öğrencilerin katsayı problemine takılmadan istediği bölüme girmesinin önünü açacağını söyledi. Polat şu örneği verdi: “Bir genel lise, bir meslek lisesinden iki öğrenci düşünelim. İkisinin de ÖSS puanı 300, AOBP’si 100 tam puan olsun. Bu iki öğrenci de bilgisayar mühendisliği tercih ettiğinde normal lise öğrencisinin yerleştirme puanı (0.8 katsayı ile çarpıldığı için) 380, meslek liseli öğrencinin yerleştirme puanı ise (0.3 katsayı ile çarpıldığı için) 330 oluyor. Arada 50 puanlık bir fark oluşuyor. Ortaöğretim başarı puanının katkısı yüzde 21′den yüzde 10′a düşürülürse normal liseli öğrenci 330, meslek liseli öğrenci ise 315 puan alır ve arasındaki puan farkı 15′e düşer.”
Düz liseler Anadolu yada meslek lisesine dönüşecek.
|
|||
|
Birkaç gün içinde bu çalışmaları tamamlayacaklarını kaydeden Bakan Hüseyin Çelik, “Bir meslek lisesine baktığınız zaman duvarın yarısını tabela kapatıyor. Lise türlerini azaltıp program türü haline getireceğiz.” dedi. Milli Eğitim Bakanlığı, 30 yıldır kalkınma planları, hükümet programları ve parti hedeflerinde yazan ‘okul türü yerine program türünün esas alınması hedefini’ hayata geçiyor. Bu konuda geniş çaplı bir çalışma başlatan bakanlık, yasa değişikliği gerekmeden okul türlerini azaltacak. Bakan Hüseyin Çelik’in imzasına sunulan genelgeye göre, özellikle meslekî ve teknik eğitimdeki ‘adalet, motor, kimya, tarım, iletişim, bilişim, tapu kadastro, denizcilik, seramik, tekstil ve kuaförlük’ gibi 80 türü bulan liselerin isimleri ortadan kaldırılacak. Bunun yerine tabelaya sadece ‘meslek lisesi’ yazılacak. Meslek lisesinde okutulan bilgisayar, iletişim, motor, matbaa, hazır giyim, terzilik ve süs bitkileri gibi bölümler (programlar) ise ayrı bir levhayla okulun girişine asılacak. Kademeli olarak önümüzdeki öğretim yılından itibaren uygulanacak ve öğrencilerin herhangi bir mağduriyetine sebep olmayacak sistemle ‘Anadolu lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi’ dışındaki liselerin önündeki ‘Anadolu’ ismi de kullanılmayacak. ‘Ortaöğretimde okul türlerinin azaltılmasını’ öngören genelgeye göre Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı güzel sanatlar lisesi ile spor lisesi birleştirilecek. Bu liselerin yeni adı ise ‘Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi’ olacak. Genel liseler ise birkaç yıl içinde kapatılacak. Mevcut 2 bine yakın genel lise kademeli olarak Anadolu lisesi veya meslek lisesine dönüştürülecek. Meslekî eğitimdeki lise türleri şöyle olacak: ‘Teknik ve endüstri meslek lisesi’, ‘ticaret meslek lisesi’, ‘otelcilik ve turizm meslek lisesi’, ‘kız teknik ve meslek lisesi’, ‘imam hatip lisesi’ ve ’sağlık meslek lisesi’. Özürlülerin meslekî eğitim aldığı ortopedik ve görme engelli meslek liseleri de ‘özel eğitim meslek lisesi’ olarak birleştirilecek. |
|||
| İbrahim Asalıoğlu | |||
